Batman İl Müftülüğü

Hata
  • XML Parsing Error at 1:337. Error 9: Invalid character
Müslüman Hayatı ve Camilerimiz PDF Yazdır e-Posta
İbrahim ÖCÜT tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 03 Mayıs 2010 08:34

Müslüman Hayatı ve Camilerimiz

Peygamber'in Mekke'den Medine'ye hicreti sonrası Medine'de ilk yaptığı işin Mescid-i Nebî'nin inşa edilişi olması, İslâm şehir mimarisinde en temel yapının cami ve mescidler olması sonucunu doğurmuştur. Camisi olmayan bir şehrin İslâmşehri olması mümkün olmadığı gibi; kilisesi olmayan bir Hıristiyan şehri; havra ve sinagogu olmayan bir Yahudi şehri de düşünülemez. Bu durum dünyadaki bütün dinmensupları için de böyledir.İslâm şehir mimarisinde en temel yapının cami olması sebebiyle yeni kurulan şehirlerde ve fethedilen beldelerde cami merkezli bir yerleşim oluşmuştur. Hemen heryerleşim beldemizin merkezinde, bu anlayışın bir yansıması olarak, ulu cami veya cami-i kebir denilen bir merkezî cami bina kılınmıştır. Yaşadığımız topraklarda bin yılı aşkın bir zamandır hâkim olan milletimiz, ülkeyi baştan başa birer sanat şaheseri olan camilerle donatmıştır.“Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve âhiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder.” (Tevbe,18) ayetine gönülden inanan bu insanların samimiyeti, mimar ve ustalarda da aynı şekilde var olunca, ortaya sıradan bir imar faaliyetinin ötesinde ibadet aşkıyla yapılmış âbide eserler çıkarmıştır. Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir adlı eserinde bu durumu şu sözleriyle tespit etmişti “Cedlerimiz inşa etmiyorlar, ibadet ediyorlardı. Maddeye geçmesini ısrarla istedikleri bir ruh ve imanları vardı. Taş ellerinde canlanıyor, bir ruh parçası kesiliyordu. Duvar, kubbe, kemer, mihrap, çini hepsi Yeşil'de dua eder, Muradiye'de düşünür ve Yıldırım'da harekete hazır, göklerin derinliğine susamış bir kartal hamlesiyle ovanın üstünde bekler. Hepsinde tek bir ruh terennüm eder.” (Ahmet Hamdi Tanpınar,Beş Şehir, MEB Yay., İstanbul 1992, s. 130.) Tanpınar'ın bahsetiği camilerimizin hepsinde terennüm eden tek bir ruh, tevhid ruhudur; Allah'ın birliği, O'nun eşi ve benzeri olmadığı inancıdır. Camilerimizin minarelerinden asırlardır okunan ezanlar, tevhid ruhunu tüm kainata kesintisiz taşımaya devam etmektedir. Ezanlar, insanlığı tevhîde, kurtuluşa ve saadete davet eder. İnsanı, insana kulluğun zilletinden, Allah'a kulluğun izzetine çağırır. Güneşin doğuşunun farklılığı dolayısıyla bu ilâhî davet yeryüzünün her tarafında sürekli olarak devam eder. Ezanlar, asırlardır şehadetleriyle dinin temel akidelerini beş defa bütün insanlığa camilerimizin minarelerinden ilan eder. Millî şairimiz Mehmed Âkif Ersoy, İstiklal Marşı'nda bunu ne güzel ifade etmiştir:

“Bu ezanlar ki şehâdetleri dinin temeli Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli”

Müslümanlar için İslâm, haya tın kendisi; camiler de bu hayatın merkezidir. Sabah namazı ile camide başlayan gün, yatsı namazı ile yine camide noktalanır ve yeni bir güne diri bir başlangıç için evlerde dinlenmeye geçilir. Günde beş vakit namazla camilerde tazelenen tevhid inancının nuru Müslümanın hayatını aydınlatmaya ve ona yol göstermeye devam eder. Camilerin Müslüman milletlerin hayatlarındaki yeri ile ilgili olarak Sezai Karakoç şunları söyler: ( Sezai Karakoç,Sütun II, İstanbul 1975, s. 502 )

“Camilerimiz, toplumun en kutlu ve en canlı kurumları olduğu zamanlar, dünyanın en üstün toplumu idik. Camiyi hayattan sürmeğe başladık başlayalı, âdeta ilâhî bir ceza olarak biz de hayattan sürülmeğe başladık…

Camilerinde hayatın taştığı Müslüman toplumlar gerçek anlamıyla en canlı hayatla taşacaklardır. Çünkü; camiden taşarak topluma gelen hayat, ölmezlikle kuvvetlenmiş, ebedîlikten bir canlılık kazanmış bir hayat olacaktır

Camilerimiz vücutlarıyla yavaş yavaş canlandırılmaktadır. Her caminin bir deruhu vardır. Yalnız camilerin bedenlerini, vücutlarını onarmak ve canlandırmak yetmez, ruhlarını da diriltmek, dimdik ayağa kaldırmak gerekir.” (SezaiKarakoç, Sütun II, İstanbul 1975, s. 502) Karakoç camilerin bedenlerinin onarılması ile restorasyon çalışmalarına ve yeni cami yapımlarına işaret eder. Günümüzde camilerimizin bedenini diriltme faaliyetlerimiz devam etmekte; ancak onların ruhlarını diriltme noktasında maalesef bir gaflet hâli yaşamaktayız.Karakoç'a göre, bu durumdan kurtulmamız için camilerin ruhlarını da diriltmemiz gerekir. Burada bir soru aklımıza gelmektedir: Camilerin ruhu nedir ve bu ruh nasıl diriltilir? Camilerin ruhu, tevhid inancını gönüllerinde canlı tutan müminlerdir. Müminlerin, camileri aşkla, coşkuyla, sevgiyle ve sürekli bir şekilde doldurmaları, divân şairimiz Sâbit'in;

“Kalb-i mü'min gibi mescid müteselli ma'mûr

Dil-i fâsık gibi meyhâne harâb u virân”

(Filiz Kılıç-Muhsin Macit, Türk Edebiyatında Ramazan şiirleri, TDV Yay., Ankara 1995, s.14)

beytinde ifade ettiği gibi, camilerimizigerçekten mamur hâle getirecek ve onların ruhlarını diriltecektir. Böylece camiler müminlerin ruhunu, müminler de camilerin ruhunu besleyecek; karşılıklı manevî bir alış verişle canlanan dipdiri bir hayat yaşanacaktır. Sonuç olarak camiler ve onların minarelerinden okunan ezan, Müslüman'ın hayatıyla et ve tırnak gibi kay-naşmış aslî unsurlardır. Doğumumuzda kulağımıza okunan ezanla başlayan hayatımız, ölümümüzde minareden okunan salâ ve camide kılınan cenaze namazıyla tamamlanmaktadır. Bu durumu, merhum Necip Fazıl Kısakürek ne güzel dile getirmiştir:

“Ölürken aynı âhenk, salâ sesinden sızan

Kulağıma doğduğum günde okunan ezan”

(Necip Fazıl Kısakürek, Çile, İstanbul1992, s. 140)

Bize ebedî saadet yaşayabileceğimiz âhiretimizi kazanmak için bir fırsat olarak verilen ve ezanla başlayıp sala ile biten dünya hayatımızı, daha anlamlı, daha güzel ve daha verimli geçirmek için camilerimizi doldurmalıyız. Buralardan alacağımız manevî gıdalarla ruhumuzu diri tutmalı ve çevremizdeki insanlara faydalı olmalıyız.

 

Yrd. Doç. Dr.

Zülfikar Güngör

Ankara Üniv. İlahiyat Fak

 

Not: Bu yazı, Diyanet Aylık Dergi Ekim Camiler Eki 2005 sayısında yayınlanmıştır.

Son Güncelleme: Pazartesi, 03 Mayıs 2010 09:01
 

 

 

Namaz Vakti

Hava Durumu

An error occured during parsing XML data. Please try again.

Ziyaretçi Sayımız

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün72
mod_vvisit_counterDün241
mod_vvisit_counterBu Hafta313
mod_vvisit_counterBu Ay1624
mod_vvisit_counterTüm Zamanlar115098